Medikal Trend Dergisi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
  • YAYIN - DANIŞMA KURULU
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • ARŞİV
  • YASAL UYARI
. GÜNCEL
. AİLE HEKİMLİĞİ
. KARDİYOLOJİ
. İÇ HASTALIKLARI
. ONKOLOJİ
. JİNEKOLOJİ
. PSİKİYATRİ
. ENFEKSİYON
. PEDİYATRİ
. OFTALMOLOJİ
. HALK SAĞLIĞI
. İLAÇ SEKTÖRÜ
. ECZACILIK
. İNSAN KAYNAKLARI
. SAĞLIK YÖNETİMİ
. TIP DERNEKLERİ
. KONGRE TAKVİMİ
literatür
Resim
Resim

Radyocerrahi yaşam süresini uzatıyor

Resim
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği tarafından geleneksel olarak iki yılda bir yapılan Radyasyon Onkolojisi Kongresi’nin on birincisi, 23-27 Nisan tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Kongrede yeni bir radyoterapi yöntemi olan "Vücut Radyocerrahisi"nin kanser hastalarının yaşamını uzattığı bildirildi.

Sonuçları Radyasyon Onkolojisi Kongresi'nde duyurulan ve Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, ameliyat edilmeyen ya da ameliyatı kabul etmeyen akciğer kanserli 50 hastanın yüzde 75'inde radyocerrahi ile tümörü durdurmanın mümkün olduğu kaydedildi.


Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Sedat Koca, önceleri sadece beyin tümörleri için kullanılan yöntemin teknolojideki gelişmeler sonucu artık vücudun diğer bölgelerine de uygulanabildiğini belirtti.  Radyocerrahi yöntemi ile hastaların sağlıklı doku ve organlarına zarar vermeden tümörleri yok etmenin mümkün olduğunu belirten Koca, “ Özellikle akciğer kanserleri, prostat kanseri, baş-boyun kanserleri ve beyin tümörlerinin tedavisinde kullanılan radyocerrahi büyük umut vaat ediyor" diye konuştu. 

Sağlıklı dokular minimum etkileniyor

Resim
Resim
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam: "Vücut radyocerrahisi yöntemiyle artık hastaların sağlıklı doku ve organlarına zarar vermeden tümörleri yok etmek mümkün olabiliyor” dedi. 
Radyasyon onkolojisinin teknolojiye çok bağlı bir disiplin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, “Hastayı tedavi ederken hastaya zarar vermemeyi amaçlıyoruz.  Radyasyon öyle bir şey ki altyapısını doğru hazırlayıp doğru tedavi yapmak ve bütün riskleri doğru hesaplamak gerekiyor” diyerek şöyle devam etti: 
“Son bir kaç yıldır teknolojinin gelişmesiyle beraber, radyasyon tedavisinde biz eskiden iki boyutlu tedaviler yaparken üç boyutlu tedavilere döndük ve ondan sonra da dördüncü boyuta geçmiş bulunmaktayız. Çünkü tüm sorun bizim hedefimizi doğru bilip doğru tedavi edebilmek. Elimizde radyasyon denen bir şey var ve bunun tedavi ettiğini biliyoruz ve tümörleri öldürdüğünü biliyoruz. Fakat elimizdeki tümörü öldürmek için elimizdeki silahı çok iyi kullanmamız lazım hastayı da öldürebiliriz. Onun için çok yüksek radyasyon versek tüm tümör yok olur fakat tüm sağlıklı dokularda yok olur. Onun için boyut değiştirerek daha iyi odaklanmış,  hedefi daha iyi tespit ederek,  elimizdeki yüksek dozu daha iyi kullanarak ve belirli bir hacime vererek çevre dokuları koruyarak tedaviler yapabiliyoruz.” 

Proton tedavisi Türkiye’ye gelmeli
Resim
Proton tedavisinin Türkiye’ye gelmesini istediklerini belirten Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Özkök şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığı’nın tedavi yöntemini Türkiye’ye getirmek için çalışmaları var. Biz bunları dernek olarak olumlu buluyoruz. Proton tedavisinin şöyle bir durumu var. Bugün kurmaya karar verseniz en az 2 sene sonra kurabiliyorsunuz. Şu anda kurulacak en küçük yerin en az 2000 metrekare alana kurulması gerekiyor. Onun yanında 7/24 saat mühendisin başında olması lazım. O yüzden çok pahalı tedaviler. Bunlar daha ucuza indirgenmeye çalışılıyor.
Bizim yaptığımız tedavilerin yaklaşık yüzde 90-99 oranını başarıyoruz. Türkiye’de başaramadığımız çok az protonla ilgili. Bilhassa çocuklarda ikinci bir kanser durumu olduğu için daha çok onlarda uyguluyoruz. Bu tedavinin Türkiye’ye gelmesini istiyoruz. Alt yapının sağlanmasında bizlerin de görüşünün alınmasını istiyoruz çünkü bu sadece doktor değil, mühendis, medikal fizik ekipmanı ve deneyim gerektiriyor.”

Daha iyi tümör kontrolü

Proton tedavisinin çocuklarda kullanımının katkılarına değinen Prof. Dr. Serdar Özkök, bu tedavi ile daha yüksek dozlarda daha iyi tümör kontrolü ve daha uzun-sağlıklı yaşam sağlanabileceğini belirterek şöyle açıkladı:
“Vücudu radyasyon normal tepki verirken ortada mecburen vücudun değişikliği proton tedavisinin fiziksel özelliğiyle o cilt ve tümör arasındaki uzaklıkta düşük dozda bir enerji varken iltihaplı tümör üzerinde enerjisi yüksektir. İstediğimiz derinliğe istediğimiz dozu verirken çevredeki organlara minimum hasar veriyoruz. Ve böylece ikincil bir kanser gelişme riskini azaltmış oluyoruz. Çünkü bir 10 yıl sonra bir ikincil kanser gelişme riski var. Bu yüzden de özellikle çocuklarda çok önem veriliyor. Çocuk pediatrik tümörlerde 10 yıl, 20 yıl sonrasında ikincil kanser gelişme riskleri artıyor. Buna göre değerlendirmelerde bu riski en azından düşürmüş oluyoruz.”
11. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Sekreteri Prof. Dr. Zeynep Özsaran ise 2020 yılında hasta sayısının 120-130 binlere ulaşacağının tahmin edildiğini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 500 radyasyon onkolojisi uzmanı bulunduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
“Yaklaşık 10-15 sene içerisinde bu uzmanların 100-150 tanesi emekliye ayrılacak gibi hesaplanıyor. Yükseköğretim Kurumu da, radyasyon onkolojisine kadro vermekte sınırlı davranıyor. Mutlaka, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’yle ve Üniversitelerle Sağlık Bakanlığı’nın birlikte çalışması gerektiğini öngörüyoruz. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun başkanı kongremize katıldı. Bizlere konuşmalarını yaptı. Onlar da yine 2010 yılına bakıldığı zaman daha fazla sayıda hastanın artacağını şuan 90-100 bin arasında hasta tedavi alıyor ama 2020 yılında bu hasta sayısının 120-130 bin artacağını öngörüyor.”

Medikal Trend web sitesinde yer alan tüm haber, bilgi, resim ve içeriklerin hakları Trend Yayıncılık - Yeditepe Emlak ve Reklam Danışmanlığı’na aittir. Hiçbir şekilde basılı veya elektronik ortamlarda izinsiz kullanılamaz. © Sitemizde yer alan her türlü haber, fotoğraf, yazı ve reklam içeriği sağlık çalışanlarına yönelik olarak hazırlanmıştır. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir. 
Website by Dijital Ajansım