Medikal Trend Dergisi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
  • YAYIN - DANIŞMA KURULU
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • ARŞİV
  • YASAL UYARI
. GÜNCEL
. AİLE HEKİMLİĞİ
. KARDİYOLOJİ
. İÇ HASTALIKLARI
. ONKOLOJİ
. JİNEKOLOJİ
. PSİKİYATRİ
. ENFEKSİYON
. PEDİYATRİ
. OFTALMOLOJİ
. HALK SAĞLIĞI
. İLAÇ SEKTÖRÜ
. ECZACILIK
. İNSAN KAYNAKLARI
. SAĞLIK YÖNETİMİ
. TIP DERNEKLERİ
. KONGRE TAKVİMİ
literatür
Resim
Resim

"Aile hekimliğinde nöbete hayır" 

Picture
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının görev yerinin Aile Sağlığı Merkezleri olduğunu belirterek, ‘zorunlu hallerde’ hastanelerin acil servislerinde nöbet tutulmasını öngören düzenlemeyi eleştirdi. AHEF, uygulamaya geçilen 2005 yılından bugüne, birinci basamaktaki tüm sağlık göstergelerinin olumlu gelişme kaydettiğini, ancak yeni getirilen uygulamanın aile hekimliği sistemine zarar vereceğini kaydetti.
AHEF tarafından yapılan yazılı açıklamada, aile hekimliği uygulaması ile bebek ve anne ölümlerinin azaldığı, aşılama oranlarının gelişmiş ülkelerdeki seviyeleri aştığı vurgulanırken aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının azmi ile sağlık hizmet kalitesi ve hasta memnuniyetinin arttığı ifade edildi. Açıklamanın devamında 19 Temmuz 2013′te Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelik değişikliği ile aile hekimlerinin hastane acillerinde, 112 acillerde, dispanserlerde, ağız ve diş sağlığı merkezlerinde görevlendirilmesinin önünün açıldığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu kamuoyunu uyarıyor:
"AİLE HEKİMLİĞİNE SAHİP ÇIKIN"

Sağlıkta dönüşümün en önemli ayağı aile hekimliği uygulaması, aile hekimlerinin hastanelerde nöbetçi hekim dolgusu olarak kullanılmak istenmesi nedeniyle bitirilme noktasına geldi...
Sağlıkta dönüşümün en önemli ayağı ve vatandaşların sağlık sisteminden en çok memnun oldukları aile hekimliği uygulamasının geleceği karardı... Aile hekimliği uygulamasını dolgu malzemesi olarak görerek, başarısız yönetim anlayışı ile hastaneleri idare edemeyen Kamu Hastaneler Birliğinin kontrolündeki Hastanelerde ikinci bir görev olarak acil hekimlik görevi vermeye çalışan yeni düzenlemeleri kabul etmiyor ve yetkilileri uyarıyoruz, aile hekimliği biterse vatandaş memnuniyeti de biter.  

AİLE HEKİMLİĞİ SAYESİNDE ANNELER VE BEBEKLER ÖLMÜYOR, DAHA SAĞLIKLI, DAHA GENÇ TÜRKİYE'NİN TEMELLERİ ATILIYOR 
2005 yılında Düzce’de pilot uygulama olarak  başlayan Aile Hekimliği, 13 Aralık 2010’da tüm ülkeyi kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmıştır. Aile hekimi bireyin sağlık durumunu korumakla yükümlüdür. Yani aile hekimlerinin en öncelikli amacı koruyucu hekimliktir. Uygulamaya geçildikten sonra aile hekimlerinin özverili ve sorumluluk içinde yaptığı çalışmalar sayesinde ülke sağlık göstergeleri olumlu yönde değişmiş, anne ve bebek ölüm hızlarında ciddi oranda düşüşler kaydedilmiştir. 2006 yılında anne ölüm hızı %28,5 oranındayken 2011’de bu oran %14,8’lere gerilemiştir. Türkiye’de bebek ölüm hızında aile hekimliğinden sonra gözlenen düşüş de çok önemlidir. 2006 yılında bebek ölüm hızı % 22,3 iken, 2008’de %17,9’a, 2009’da %13,1’e, 2010’da %10'a, 2011 yılında ise %9,1’lere kadar gerilemiştir. Bu azalan oranlar bizim için çok büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de aile hekimliği sayesinde artık anneler bebekler ölmüyor, daha sağlıklı bir nesil yetişiyor.

AİLE HEKİMLERİNİN ÖZVERİLİ ÇALIŞMALARI İLE AŞILAMA ÇALIŞMALARINDA TÜRKİYE AVRUPA'YI GERİDE BIRAKTI 
Türkiye’de aile hekimliği uygulaması ile aşılama konusu ciddiyetle izlenmekte, her birey aile hekimi tarafından yakından takip edilmektedir. Aşı takvimleri anne babaların işbirliği ile birlikte başarıyla uygulanmaktadır. Aile hekimliği uygulaması öncesinde, 2000 yılında aşılama oranları %80’ ler seviyesinde iken aile hekimliği uygulaması ile aşılama oranları % 97’ye ulaşmıştır. Türkiye, aile hekimliğiyle, aşılama oranlarında yakaladığı başarılarla dünyada örnek ülkelerden biri haline gelmiştir. Yapılan çalışmalarda, 1994 yılında Türkiye’de ki aşılama oranı %81’lerdeyken, Avrupa da ki aşılama oranı %89’lardaydı. 2002 yılında Türkiye’deki aşılama oranı %78, Avrupa da ki aşılama oranı  ise %94’ lerdeydi. Ancak 2011 yılı verilerine baktığımızda Türkiye de ki  aşılama oranının  % 97 olduğu, Avrupa da  aşılama oranının ise % 94 seviyelerinde kaldığı görülmüştür.  Bütün bu koruyucu sağlık hizmetlerinin yanında aile hekimleri kolay ulaşabilir hekimler olarak, halkımıza tedavi edici sağlık hizmetlerini her zaman kaliteli olarak sunmaktadırlar.

AİLE HEKİMLERİNİN ÇALIŞMA ŞARTLARI AĞIRLAŞTIKÇA VATANDAŞIN ALDIĞI HİZMET KALİTESİ DÜŞMEKTEDİR. 
Oysa şimdi Sağlıkta dönüşümün en önemli ayağı olan aile hekimliği uygulaması günlük politik çıkar kaygılarıyla özünden koparılmakta ve zaafa uğratılmaktadır. Aile hekimliği uygulaması başladığından bu yana halkımızın sağlık sisteminden memnuniyeti önemli ölçüde yükselmiştir. Bu memnuniyet artışında aile hekimliği uygulamasının payı oldukça fazladır. Uygulamanın pratiğe geçirildiği ilk zamanlardaki özüne uygun davranma özeni yerini zamanla bir özensizliğe ve hatta vurdumduymazlığa bırakmıştır. 
Aile hekimleri örgütleri olarak bu aşamalarda, defalarca uyarı görevlerimizi yerine getirmeye çalıştık, fakat uyarılarımız dikkate alınmamıştır. Bizlerin birincil kaygısı, Aile hekimliği pratiğinin dünyadaki başarılı uygulamaları örnek alması, popülist kaygılarla içinin boşaltılıp dejenere edilmemesi noktasında olmuştur. Fakat uygulama pratiğe geçirildikten sonra  gelişmeler hep bizim özenle tekrarladığımız uyarılarımızın dışında seyretmiştir.
Özellikle yüklenen görevler ve iş yükü bir türlü sabitlenememiş, iş yükü ve sistemin ağırlığını kaldırma görevi durmaksızın aile hekimlerine yüklenmeye çalışılmıştır. Aile Hekimleri mevcut durumda, uluslararası çalışma şartlarına göre haftada 40 saat çalışmaktayken , yeni düzenlemeyle, aile hekimlerinin acil nöbetleriyle beraber çalışma süresi  haftada 70 saate ve ayda ise  280 saate çıkartılmıştır. Bu kabul edilemez bir durumdur.
Ne yazık ki gelinen noktada, aile hekimlerinin memnuniyetini azaltmak başarılmış, korkarız ki sıra vatandaş memnuniyetini azaltmaya gelmiştir. Aile hekimliği uygulamasıyla önemli ölçüde yükselen sağlık göstergelerinin, ısrar edilen yanlış uygulamalarla gerileme ihtimali ciddi bir tehlike olarak önümüzde durmaktadır. Aile hekimlerinin, aile sağlığı merkezlerinden koparılarak, kamu hastanelerinde acil servis nöbetlerine zorlanması değiştirilen mevzuatla olanaklı hale getirilmiştir. Kamu hastanelerinde nöbet tutmaya zorlanacak hekimlerin, aile sağlığı merkezlerinde hastalarına eski verimlilikle hizmet veremeyecekleri herkesin kabul edeceği bir durumdur. Hastane acillerinde dolgu malzemesi olarak kullanılmak istenen aile hekimleri, bir gün önce nöbetten çıktığından bitkinlik  içinde, hastalarınca ulaşılamaz olacaktır. Aşılamalar, izlemler, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri aksayacak, vatandaş memnuniyeti azalacaktır. Vatandaşlarımıza da seslenmek istiyoruz; aile hekimliğinde sona geliniyor, eski sağlık ocağı sistemine dönmemek için lütfen aile hekiminize sahip çıkınız.
Biz Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) olarak bu uygulamayı onaylamıyoruz, kabul etmiyoruz. Bizler, aile sağlığı merkezlerimizde asıl görevimiz olan aile hekimliğimizi yapmak istiyoruz. Kamu hastanelerinin acil servislerindeki hekim sıkıntısının, ilgili kurumların kendi içlerinde çözmesi gerektiğini söylüyoruz.    
Biz Aile hekimleri her zaman hastaların yanında olacağız, zamanımız ve gücümüz yettiğince, Sağlık Bakanlığı izin verdiği müddetçe onlar için aile hekimliği yapmaya devam edeceğiz. Bakanlık tarafından da teşkilat olarak bile tamamen ayrıldığımız kurumların yönetim zafiyetlerinden doğan aksamalarında, nöbetçi hekim olarak çalışmayacağız. Dünyanın hiçbir ülkesinde aile hekimlerine, başka bir kurumda başka bir hekimin yerine onun görevleri yaptırılmamaktadır. Bunun bir örneği yoktur.
Sağlık Bakanlığı 2013 yılı başında yayınladığı yönetmelik ile aile hekimlerine hangi şartlarda hastanelerde nöbet tutturulabileceğine dair kriterler ayrıntılı ve şeffaf bir şekilde belirlenmiştir. Oysa son yönetmelik ile önceki açık kriterler ortadan kaldırılarak muallak cümlelerle tüm inisiyatif sağlık bakanlığının tekelinde toplanmıştır. Bu kabul edilebilir ve demokratik bir ülkeye yakışır bir uygulama değildir. Bizde bunu kabul etmiyoruz. Son kez uyarıyoruz.! Aile Hekimliği uygulamasına sahip çıkın.
         
Aile sağlığı merkezlerimizde bütün çabamızla aile hekimliği uygulamamızı sürdürmek için kararlı olduğumuzu, aksi yöndeki dayatmalara karşı duracağımızı halkımıza duyururuz...

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu

Medikal Trend web sitesinde yer alan tüm haber, bilgi, resim ve içeriklerin hakları Trend Yayıncılık - Yeditepe Emlak ve Reklam Danışmanlığı’na aittir. Hiçbir şekilde basılı veya elektronik ortamlarda izinsiz kullanılamaz. © Sitemizde yer alan her türlü haber, fotoğraf, yazı ve reklam içeriği sağlık çalışanlarına yönelik olarak hazırlanmıştır. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir. 
Website by Dijital Ajansım