Medikal Trend Dergisi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
  • YAYIN - DANIŞMA KURULU
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • ARŞİV
  • YASAL UYARI
. GÜNCEL
. AİLE HEKİMLİĞİ
. KARDİYOLOJİ
. İÇ HASTALIKLARI
. ONKOLOJİ
. JİNEKOLOJİ
. PSİKİYATRİ
. ENFEKSİYON
. PEDİYATRİ
. OFTALMOLOJİ
. HALK SAĞLIĞI
. İLAÇ SEKTÖRÜ
. ECZACILIK
. İNSAN KAYNAKLARI
. SAĞLIK YÖNETİMİ
. TIP DERNEKLERİ
. KONGRE TAKVİMİ
literatür
Resim
Resim

Obezite cerrahisinde olumsuz sonuçlar neden kaynaklanıyor?

Picture
Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alper Çelik, son dönemde obezite cerrahisi ile ilgili ortaya çıkan "ölüm" tartışmalarına ilişkin, "Ülkemizde obezite cerrahisi geçiren hastaların yüzde 10'u hayatını kaybediyor. Tüp mide ameliyatı olanların dörtte biri ameliyatı takip eden beş yıl içinde yeniden ameliyat oluyor. Bunun önlenmesi için iyi yetişmiş cerrah, uygun hastane ve eğitimli bir ekip gerekiyor" dedi.

Her ameliyatın bir riski bulunduğunu belirten Prof. Dr. Alper Çelik, "Hiçbir hekim hastasının başına kötü bir şey gelmesini istemez ama maalesef ameliyatlarda böyle olumsuz hadiseler yaşanıyor. Bizler obezite cerrahisini gerçekleştirenler olarak sesimizi duyurmak istiyoruz. Ülkemizde her gün yüzlerce insan ameliyat oluyor. Pek çok hastaya da ameliyat dışı tedaviler uygulanıyor. Kimi hastalarda uyguladığımız tedavi yüzde 100 olumlu sonuç vermiyor. Bazen de işler ters gidiyor, hangi tedaviyi uygularsak uygulayalım insanlar hayatını kaybedebiliyor. Her ameliyatta da böyle bir risk var" dedi.

“OBEZİTE TEDAVİSİ İÇİN YILLIK 10 MİLYAR LİRA HARCAMA YAPILIYOR”
Obezite cerrahisinde olduğu gibi diğer ameliyatlarda da riskler bulunduğunu ancak obezite cerrahisiyle ilgili olumsuz sonuçların lanse edildiğini belirten Prof. Dr. Alper Çelik, şunları söyledi: "Bu ameliyatlar iyi endikasyonlar ve iyi yetişmiş ekiplerle uygun merkezlerde yapıldığında sonuçlar mükemmeldir. Kilolar gider, diyabetten, yüksek tansiyondan kurtulabilir. Obezite cerrahisiyle, hastaların avuç avuç aldığı ilaçlardan, kendilerine yaptığı insülinlerden kurtulması söz konusu. Ama maalesef bu iş de bir sanayiye dönüşmüş durumda. Obezite sanayisi var. Bizim ülkemiz obezite ve buna bağlı hastalıklara yıllık 10 milyar lira harcama yapıyor. Bu, ekonomimize de zarar veriyor.  Obezite ameliyatları bu harcamaları azaltabilir. Obezite cerrahisi geçiren hastaların yüzde 90’ı diyabet ilaçlarından kurtuluyor. Bu araştırma pek çok bilimsel makalede de yayımlandı."

“BİR SENEDE 10 BİN OBEZİTE AMELİYATI YAPILDI”
İnsanların hastalıklarının ilaçlı tedavilerinde başarı oranlarının düşük olması nedeniyle obezite ameliyatlarına yöneldiğini belirten Prof. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Diyetlerin hepsinin başarı oranı yüzde 2 civarında. Sadece ameliyatlar, obezite ve buna bağlı hastalıklar üzerinde yüzde 75’in üzerinde başarı sağlıyor. Bu ameliyatlar ciddi başarı oranına sahipse vurgulanmalı, gözardı edilmemeli. Ancak burada da önemli bir nokta var. Obezite ameliyatları artık neredeyse merdiven altına düştü. Ne yazık ki hekim arkadaşlar bunun üzerine eğitim almadan bu işleri yapmaya başladılar. Sosyal medyadan video izleyip; ameliyat yapan hekimler var. İki sene önce hayata geçen 'Ulusal Obezite Veri Tabanı' sistemi var. Aradan geçen sürede ülkemizde 10 bin kişi ameliyat edildi. Bu sisteme kayıtlı bin 400 hasta var. Yüzün üzerindeki merkezden sadece 12’si bu sisteme kayıtlı. 2016 yılı Dünya Obezite Cerrahi Raporu’na göre ülkemiz Avrupa’da bu ameliyatlarla ilk kez yedinci sıraya girdi. Ancak bu rapora göre yapılan ameliyatlarda yüzde 10’luk kesim hayatını kaybetti.  Bu noktada da cerrahlar eleştirilmeli. İyi bir eğitim alınmadan bu ameliyatlar yapılıyor. Ayrıca her cerrahın yaptığı ameliyatı kaydetmesi gerekiyor. 250 cerrah, obezite ameliyatı yapıyor. Sayı her geçen gün artıyor. Ancak bunun eğitimini alan cerrah sayısı 40. Youtube üzerinden video izleyip, uygulamak daha kolay geliyor. Artık Youtube cerrahları var. Kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum. Ama ameliyatlarla ilgili çok fazla çarpıtılmış bilgi var."

“CERRAHLARIN OBEZİTE AMELİYATI EĞİTİMİ ALMASI GEREKİYOR”
Obezite cerrahisi için cerrahların ciddi bir eğitim almaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Alper Çelik, "İnsanlar eğitim almadan işe giriyorlar, sonuçlarını kimseyle paylaşmıyorlar, merdiven altında bu iş yapılıyor, aslında mükemmel sonuçlar verebilen bu ameliyatlar görevini kötüye kullanan arkadaşlar yüzünden eleştiriliyor.  Tüp mide ameliyatları yapılıyor ama bu ameliyatlar sonucunda kemik erimesi, kansızlık gibi pek çok hastalık gelişiyor. Hekimler bunu hesaba katmıyor. Çünkü bu ameliyatlar çok kısa sürüyor. Ve bu bazı hekim arkadaşlar için kolay geliyor. Biz obezite cerrahlarının amacı hastaya yeni hastalıklar getirmek olmamalı. Bu ameliyatları yaparken hormonların doğru çalışmasını sağlayacaksınız ve emilimi bozmayacaksınız" şeklinde konuştu. 

“TÜP MİDE AMELİYATLARI KOLESTEROLÜ YÜKSELTİYOR”
Araştırmalara göre kolesterol seviyesinin en yüksek olduğu grubun tüp mide ameliyatları geçirenler olduğunu belirten Prof. Çelik, "Normalin kat ve kat üstünde bir kolesterolle karşılaşıyorlar. Bu bireyler hızlı kilo verdikleri için yağlarının kana karışma oranı da yüksek oluyor. Tüp mide ameliyatında safra trafiğinde bir değişiklik yapılmadığı için diğer ince bağırsaklardaki yer değiştirme işlemi yapılan obezite cerrahisine kıyasla kan yağları düzene girmiyor. Safra metabolizmasının değişmemesi en büyük etken. 'Kalbiyle ilgili sorun yaşayan kişilerde tüp mide ameliyatı doğru bir ameliyat mı?' sorusu bu noktada akıllara geliyor. Tüp mide ameliyatlarını geçiren kişilerin dörtte biri beş yıl içinde düzeltme ameliyatı oluyor. Çünkü kilo alıyorlar, şeker ve kolesterolleri yükseliyor" dedi. 
​

Medikal Trend web sitesinde yer alan tüm haber, bilgi, resim ve içeriklerin hakları Trend Yayıncılık - Yeditepe Emlak ve Reklam Danışmanlığı’na aittir. Hiçbir şekilde basılı veya elektronik ortamlarda izinsiz kullanılamaz. © Sitemizde yer alan her türlü haber, fotoğraf, yazı ve reklam içeriği sağlık çalışanlarına yönelik olarak hazırlanmıştır. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir. 
Website by Dijital Ajansım